Thursday, November 22, 2012

Lego sorunlarımız...

Lego'lu evler gayet iyi bilirler. Beraberinde birçok soru işareti getirir. Legolar nasıl saklanır?

Renklerine göre?
Büyüklüklerine göre?
Konularına göre?

Lego bizim zamanımızda basit parçalardan oluşuyordu. Böyle konulu Lego yoktu. Büyük bir pazarlama başarısı olarak gördüğüm bu strateji sonucu, her aldığımda yemin billah edip bir daha almam dediğim Lego'dan devamlı geliyor eve bir şekilde. Hediye olsun, Alp'in aile büyüklerini kandırdığı zamanlar olsun, benim aldıklarım olsun. Bünye tövbe tutmuyor anlaşılan:)

Konulu Legolar bir puzzle gibi. Aslında yaratıcılığı öldürdüğü kesin böyle olunca. Otur, talimat izle. Külliyen karşıyım bu duruma. Ama bir taraftan da bari o kadar aldık, Alp yaptı, biraz da dursa diyoruz. Öyle de olmuyor. Bozulunca da birbirinden farkı pek de olmayan bir sürü parça biriktikçe birikiyor. Sonuçta bunlar böyle parça parça olacaksa, yeni Lego almak çok anlamsız. Ama parça parça olunca da yaratıcı yeni modeller geliştiriyor çocuğumuz, anlamına geliyor. Gel de çık işin içinden.

Benim içimde olay net, daha fazla Lego almamak lazım. Olanlarla oynasın. Nokta. (Ama gerçekte böyle olmamaya devam edecek, bunu da biliyorum)

Ben nasıl saklıyorum sorusuna gelince, renklerine göre. Bir de figürler bir kutuda, tekerlekler bir kutuda, çok minikler bir kutuda gibi ayrımlar da var.

Bir de dev bir kutu var, ortalıkta kalanları bir şekilde acilen kaldırmak için.

Bakın bu blog'daki aile olayı nasıl çözmüş:

http://littleredhen4.blogspot.com/2011/11/legos-legos-legos.html

Alp'in odasını biraz daha büyük çocuk odası yapınca böyle birşey yapacağım sanırım.

No comments: