Bebeğim Uyuyor
Wednesday, May 9, 2012
Yaratıcı bir oyuncak-KAPLA
Ne zamandır değişik bir oyuncak peşindeyim. Bu blogu düzenli okuyanlar bilir, lego dısında oyuncakları pek almıyorum. Gelirse değiştiriyorum. Zira ömürleri 5 dakikalık oluyor. Halbuki legolar ile saatleri geçiyor Alp'in. Bir de tabii erkek çocuk olduğu için arabaları var ama o ayrı bir mesele. Onları başka bir konuma yerleştiriyorum. Kızların bebekleri gibi.
Sonunda bir arkadaşımın evinde gördüğüm KAPLA'yı görünce, işte budur dedim. İnternette ve çok nadiren bazı dükkanlarda satılıyor. Malzeme, fikir çok ama çok basit: Aynı ebatta bir sürü tahta parça. Tıpkı Jenga gibi. Ama daha ince ve daha uzun. Youtube'dan bir bakın, neler yaptıklarını görün onlarla. Biz de ailecek çok sevdik Kapla'yı. 100'lük kutu yetmedi, 200'lük alacağım sanırım. Bu aralar tedarikte bir sıkıntı var galiba, hem Alp'in kuzeni Mira'ya hem de doğum günü olan Nuh'a 100'lük almak istedim ama piyasada bulamadım. Daha küçük kutularını alabildim. Heyecanla devamını bekliyorum.
Bu arada araştırınca, markasının başka olduğu tıpatıp başka ürünler olduğunu keşfettim. Bendeki bilgiye göre orijinali Kapla, diğerleri kopya ama %100 emin değilim. Tek emin olduğum gerçekten çılgın birşey olduğu! Bu da Kapla ile yapılan bir proje :)
Etiketler:
oyuncak
Küçük Kara Balık Montessori Okulumuz Hakkında 1 yazı ve 1 belgesel
Wednesday, April 18, 2012
Ölüm Konusu
En zor konulardan biridir. Ne diyeceğinizi bilemezsiniz. Alp uzun zamandır okuldan duyduğu ölümle ilgili cümleleri tekrar ediyor ama ne olduğunu bilmiyordu. Arada bir soruyor basit cevaplar vermeye çalışıyorduk.
Bu arada Alp'in dedesi uzun zamandır kanserle boğuşuyordu. Beyine gittiği zaman doktoru yapılacak birşey olmadığını söyledi. Hastamızı maalesef geçen hafta kaybettik. Nur içinde yatsın inşallah.
Hemen psikolog bir arkadaşımıza danıştık. Yakında oturan dedesini oldukça sık görüyordu ve onunla geçirdiği zamandan keyif alıyordu.
Önerileri şöyleydi:
Cenaze ortamında bulunmasın
Cenaze evinde de bulunmasın
Önce birkaç gün sormasını bekleyin
Hala sormamışsa uygun zamanda basitçe anlatın
Anlatımı : (Psikolog arkadasımın yazısını aynen kopyalıyorum)
"Dedenin vucudu artik calismiyor, bundan sonra bizim gibi yemek yiyemez, yuruyemez, konusamaz..." "ama onun sana ogrettikleri, birlikte yaptiklariniz hep aklimizda" denebiIir.
Sizin ya da kendisinin de ölmesiyle ilgili bir sorgulama hissedebilir bir asamada, bunu sordugunda: "Evet hepimizin vucudu birgün calismaz hale gelecek ama bizim icin buna daha cok zaman var. Dede yasliydi. Bizler daha cok uzun yillar senin yaninda olacagiz. Bunlari dusunmemize hic gerek yok." diyebilirsiniz.
Bundan sonra Alp'in sorgulamasını bekledik. Gerçekten de sorgulamaya başladı. (Dedesi en son 10 gün hastanedeydi dolayısıyla evde olmaması durumu değildi sorguladığı. Daha çok gelip gitmelerden bir tuhaflık sezinledi. Ne zaman iyileşir diye sordu)
2 gün önce kucağımıza oturttuk ve aynen yukarıdaki konusmayı yaptık. Nasıl öldü diye sordu. Kalbi durdu dedik. Artık onu göremeyeceğiz dedik. Sadece babaannemi mi göreceğiz dedi. Evet dedik. Peki dedi, oynamasına devam etti.
Ertesi gün, "anne, dedemin nasıl öldüğünü anlat bana" dedi. Yine yukarıdaki cümlelerle anlattık. Hastalığa bağlamamaya çalıştık, yoksa her hastalanan gider mi fobisi oluşabilirdi. Sorduğu kadarını anlattık, gereksiz açıklamalara girmedik.
Şimdilik bir sorun yok. Sanırım bir süre daha devam edecek bu durum.
Bu arada Alp'in dedesi uzun zamandır kanserle boğuşuyordu. Beyine gittiği zaman doktoru yapılacak birşey olmadığını söyledi. Hastamızı maalesef geçen hafta kaybettik. Nur içinde yatsın inşallah.
Hemen psikolog bir arkadaşımıza danıştık. Yakında oturan dedesini oldukça sık görüyordu ve onunla geçirdiği zamandan keyif alıyordu.
Önerileri şöyleydi:
Cenaze ortamında bulunmasın
Cenaze evinde de bulunmasın
Önce birkaç gün sormasını bekleyin
Hala sormamışsa uygun zamanda basitçe anlatın
Anlatımı : (Psikolog arkadasımın yazısını aynen kopyalıyorum)
"Dedenin vucudu artik calismiyor, bundan sonra bizim gibi yemek yiyemez, yuruyemez, konusamaz..." "ama onun sana ogrettikleri, birlikte yaptiklariniz hep aklimizda" denebiIir.
Sizin ya da kendisinin de ölmesiyle ilgili bir sorgulama hissedebilir bir asamada, bunu sordugunda: "Evet hepimizin vucudu birgün calismaz hale gelecek ama bizim icin buna daha cok zaman var. Dede yasliydi. Bizler daha cok uzun yillar senin yaninda olacagiz. Bunlari dusunmemize hic gerek yok." diyebilirsiniz.
Bundan sonra Alp'in sorgulamasını bekledik. Gerçekten de sorgulamaya başladı. (Dedesi en son 10 gün hastanedeydi dolayısıyla evde olmaması durumu değildi sorguladığı. Daha çok gelip gitmelerden bir tuhaflık sezinledi. Ne zaman iyileşir diye sordu)
2 gün önce kucağımıza oturttuk ve aynen yukarıdaki konusmayı yaptık. Nasıl öldü diye sordu. Kalbi durdu dedik. Artık onu göremeyeceğiz dedik. Sadece babaannemi mi göreceğiz dedi. Evet dedik. Peki dedi, oynamasına devam etti.
Ertesi gün, "anne, dedemin nasıl öldüğünü anlat bana" dedi. Yine yukarıdaki cümlelerle anlattık. Hastalığa bağlamamaya çalıştık, yoksa her hastalanan gider mi fobisi oluşabilirdi. Sorduğu kadarını anlattık, gereksiz açıklamalara girmedik.
Şimdilik bir sorun yok. Sanırım bir süre daha devam edecek bu durum.
Etiketler:
ölüm,
ölüm ve çocuk
Subscribe to:
Posts (Atom)


